Mükemmel Bir Bulmaca Oyunu – ColorFold

Zaman çetrefilli bir kavram. Bazen saatler birkaç dakikada uçuveriyor, bazen de saniyelerin ağırlığını hissediyoruz. Zamana karşı yarış tığın bir platform oyunu olan No Time Left, zamanın karmaşık doğasına dair eğlenceli, heyecan dolu ve epey zorlu bir oyun.

İstanbullu oyun stüdyosu Overdose Caffeine’in imzasını taşıyan bu bağımsız cevherde, prosedürel olarak yaratılan seviyelerin hakkından, zaman dolmadan gelmek zorundasın. Ufak bir nokta olarak başladığın bu yolculukta hızını yükseltme live etrafını saran engellere karşı tetikte olmalısın.

Her bir saniyenin hakkını verdiğinden emin ol, aksi takdirde sana zamanının acımasızlığını hatırlatan “no time left!” sesini tekrar tekrar duyman işten bile değil.

Oyunda aynı seviye mekanikleriyle karşılaşma olasılığımız bir hayli az. Bunun sebebi arka planda çalışan bir algoritma olması: Zaman geçtikçe oyun kendini kullanıcının becerilerine adapte ediyor. Böylelikle her oyuncu, kendi deneyimini en üst seviyeye taşıma potansiyeline sahip seviyelerle karşı karşıya kalıyor. Eğer şimdiden meraklandıran bu değişimin 6. seviyeden sonra gerçekleştiğini söyleyebiliriz.

Overdose Caffeine’in aynı zamanda bir müzisyen ve görsel sanatçı olan ortağı Emir Tarkan’ın elinden çıkan bu macera, onun 80’ler estetiği ve tınılarına duyduğu sevgiyi de açık ediyor. Hem göze hem de kulağa hitap eden oyunun retro-futuristic müzikleri, Bone steak mahlasıyla müzik yapan Arkman’ın yanı sıra İngiltere menşeli synthwave prodüktörü Occam’s Laser ve İstanbul’un yükselen elektronik ikilisi Mind Shifter’ın imzasını taşıyor.

Tabii tüm bu etkileyici detaylar, No Time Left’in özünde fazlasıyla zor bir oyun olduğunu değiştirmiyor. İşte bu yüzden, henüz başlamadan Arkman’ın tavsiyelerine kulak vermekte fayda var: “Oyundaki becerilerini ilerletmek istiyorsan yapacağın en akıllıca şey oynamaya devam etmek. Ayrıca 7. seviyeye kadar ekstra güç kartlarını kullanmayı iki, hatta üç kez düşün. Özellikle 10. seviyede o checkpoint kartına çok ihtiyacın olacak!”

No Time Left

Bu muhteşem, minimal bulmaca oyunu, yalnızca ekran üzerinde parmağını sürükleyerek renkli şeritler çekmeni istiyor. Daha rahatlatıcı bir şey düşünebiliyor musun?

Ama gördüklerin yanıltıcı olabilir. İcolorfolder ilk birkaç bölümü basit sayılır, fakat sekizinci bölüme vardığında oyun çok zorlaşacak.

Amacın kağıt şeritleri temsil eden bir çizgi çekerek, basit yollar oluşturmak. Bu sırada engellerden kaçınmalı ve belirli hedeflerin üzerinden geçmelisin.

13. bölüm oyuna bir şerit daha ekliyor ve artık iki şeridi birden kullanarak yolu tamamlamak gerekiyor. Şeritler bazen birbirlerinin hareketlerini taklit ediyor, bu yüzden bazı bölümlerde bir şeridi kontrol ederken diğerinden gözünü ayırma man gerekiyor. 35. bölümde oyuna üçüncü bir şerit daha ekleniyor ve her şey daha da zorlaşıyor.

Neyse ki oyunu geliştiren Martin Pluisch, bir ipucu sistemi de eklemiş. Ekranın sol üstündeki simgeye dokunarak ne yapman gerektiğine dair tüyolar alabilirsin.

ColorFold

Bir cevap yazın